Giriş Formu
MSN Chat! - Module for chat and MSN status indicator
JAbout You
Your IP: 38.107.179.232
Your Country: US Your Country Flag
Your OS: UNKNOWN
Your Browser: Ccbot 1.0
Your Screen Resolution:
Your JavaScript Status:
Günün Sözü
Yunan serpuşu olan fesi giymek uygun olur da, şapkayı giymek neden olmaz? Ve yine onlara, bütün millete hatırlatmak isterim ki, Bizans papazlarının ve Yahudi hahamlarının özel elbisesi olan cübbeyi ne vakit, ne için ve nasıl giydiler?
Kemal Atatürk - 1925
GTranslate
DigitalColorClock

Content on this page requires a newer version of Adobe Flash Player.

Get Adobe Flash player

Kimler Sitede
Şu anda 1 konuk çevrimiçi
GAZETELER
QP-Yazarlar V2
SINAV
yönetici

yönetici
02.01.2012
Son Haberler

SINAV


IDEAK KILONU HESAPLA
Gender

Height

Frame



Nutrition Calorie Counter
GUNLIK KALORI HESAPLA
Age

Gender

Height

Weight

Activity



Nutrition Calorie Counter
Anasayfa
RokSlideshow
Yapayzeka Manşet Haber

Degismeyecekse....

Değişmeyecekse....

Yokluk, sefalet devam edecekse,

Yoksulluk kader olarak anılacaksa,

Katliamlar sürecekse,

Ve bu katliamlar bir özürle geçiştirilecekse,

Afetler, savaşlar yine can alacaksa,

Ölecekse çocuklar yine soğuktan,

Okullar sobasız, hastahaneler yataksız,

Yollar kapalı, köyler ulaşılmaz,

Babalar işsiz,

Anneler çaresiz olmaya devam edecekse,

Öğrenciler tutuklanacak,

Çocukların ırzına geçenler serbest dolaşacaksa,

Yolsuzluk ve haksızlık yapanlar baştacı olacaksa,

Demokrasi adına işlenecekse cinayetler,

Ayrılacaksa insanlar renklerine, dillerine ve dinlerine göre,

Kıyılacaksa yine gencecik kızlara töre adına,

Tanrılaştıran “para”ya tapılınacaksa,

Ve bu “tanrıya” hükmedenlere “biat” etmeyenler düşman ilan edilecekse,

Tükenmişse umutlar, yoksa kurtuluş,

Yoksullar daha yoksul, varsıllar daha varsıl yaşayacaksa,

Sayılmayacaksa nüfusun yüzde doksanı insandan, ...

Değişmeyecekse hiçbirşey ve daha da kötüleşecekse,

Ne beklenir yeni yıldan...

.......

 

Umutlarınızın tükenmmesi dileğiyle, savaşsız, sömürüsüz, sağlıklı nice yıllara....

İsmail Özşahin / Bergisch Gladbach, 31.12.2011

PARA "TANRI"LAŞTI

Para tanrılaştı...

Tanrının değiştiği günümüzde o “tanrı”ya bazıları hükmedebiliyor, hemde açıktan ve çekinmeden.

Bu hükmedenler, dünyayı ve kazanç merkezlerini yönetmek ve denetlemek için, kendi lehine olmayan herşeyi yok etmekten çekinmiyorlar, korkmuyorlar, utanmıyorlar...

Yeni “tanrı” eski tanrıya kafa tutmaya başladı. Bu kafa tutmayı açık ve normal savaş kurallarıyla yapmıyor. Sahte, yapmacık, ikiyüzlü politikalarla, yani takkiyelerle yapıyor. Aradabir dik bir karşı duruş göstermesine rağmen, genelinde o’nun kurallarıyla oynayıp, o’nun yasalarıyla onu ezmeye, küçültmeye ve hatta yok etmeye çalışıyor...

Eski tanrı görünmezdi, onun gücü mucizelerindeydi. O tekti  ve herkes ona kulluk yapmak zorundaydı. Yapmayanlar ve onun kurallarına uymayanların bir kısmı bu dünyada cezalarını çekerdi, bir kısmı da (o tanrının cellatlarının erişemedikleri ve diz çökmeyenler),  zaten öbür dünyada yanacaklardı...

Şimdiki “tanrı”, tüm kuralları ona hükmedenler  aracılığıyla koyuyor,  tüm yetkilerini onlardan alıyor  ve onların belirlediği oyunları oynuyor... O kendisi tanrı ama, onun gücünü, gizemini, neler yapıp yapamayacağına ona hükmedenler karar veriyor.

Eski tanrı, insanların nasıl yaşaması gerektiğine ve onların kendi aralarındaki sınıflaşmayı kurallara bağlarken, dil, din, ırk, soy ayrımına özen gösterirdi. Bazıları onun sevgili kullarıydı, ona göre onlara ayrıcalıklar tanırdı, “yürü ya kulum” dediği zamanda, onlar yöneten, denetleyen ve üst tabaka olurlardı...

Devamını oku...

KISKANCLIK

KISKANÇLIK

Kıskançlık, arkadaşlık, dostluk, güven, vb. olgular gibi yaşamımımız etkileyen bir kavram olduğu için üzerinde zaman zaman konuşuruz. Geçenlerde çok sevdiğim ve değer verdiğim biriyle söyleşirken, bu konuda da birşeyler yazabileceğimi söyleyince, üzerinde düşünmeye başladım. Günlük yaşamımızda sıkça hissetiğimiz ve yaşamımızı etkileyen bu duygunun nerede ve ne şekilde de ortaya çıkabildiğni sorgulamaya başladım.

Bir taraftan bilimsel olarak kanıtlanmış birşeyler varmıdır, diye araştırdım, arkasında da ilgili ve bilgili insanlar nasıl tanımlamışlar ona baktım...

Genel olarak;
“İnsanın doğasında olan bir duygu” olması, herkes tarafından kabul edilsede, “duygu” türü bir “davranış bozukluğu” olduğu ve bir tür “korku”  ve onun dışa vurumu olarak da tanımlanabileceği, bilim adamlarınca bilinmekte ve vurgulanmaktadır.

Bu vurguları sıralarsak:
                Hiçbir neden yokken bile, hissedilen kıskançlığı, kamçılayan birçok neden vardır. Bunların başında da, sevgisizlik, değersizlik, mutsuzluk, yalnızlık, çaresizlik, başarısızlık, imrenmek, kıyaslamak, vb. etkenler gelir. Sonradan öğrenilen bir duygu olan kıskançlığın,  temelinde “özgüven eksikliği ve yetersizlik duygusu” yatar.
                “Duygusal yoksunluk” da insanı kıskançlığa götüren yollardan biridir, bunu aşmak için, yoksunluğu “yeni var”lara dönüştürmek gerekir...
                İnsanlar, kendisinden olmayan ne varsa ona imrenirler yada  sahiplenmek isterler, bu duygular aşırıya kaçınca frenlenmesi ve durdurulması olanaksız olan bir kıskançlık yaratır. Kıskançlık, gurur ve hırsla birlikte yaşandığında sonucu düzeltilmeyecek zararlara da yol açabilir.
                Zaman zaman “sevginin kanıtı” olarak görülen kıskançlık, genel anlamıylada “değer verilen bir ilişkinin tehlikede olması”na dair algılanan duygular olarakta tanımlanabilir. Bir tehdit, bir düşmanlık, bir tehlike olduğu zamanlarda (yada varmış gibi düşünülen durumlarda) ortaya çıkar.

Devamını oku...

SINAV

Sınav

Uludere’de katledilen 35 insan... Ve bir insana biçilen en yüksek bedel: 22 Bin lira...

Bunca insanın katledilişinin nedelerini ve niçinlerini sorgulayan az sayıda duyarlı insanın olmasının yanında, vicdanları körelmiş, ırkçı ve şovenist gözle bakanlar da var.

Paranın tanrılaştırıldığı gününüzde, bu “tanrıya” hükmedenlerin uşakları, “deneme ve yanılma” sistemiyle halkların tepkilerini, kurum ve kuruluşların kendilerine olan bağlılıklarını test etmektedirler.

Bu katliam da, bu “test”in bir parçası. Yani teste tabi tutulan Türk ve Kürt haklarının sınav sorularından sadece biri...

Birinci neden, ülkenin güneydoğusunda yaşanan kirli savaştan kendilerine çıkar sağlamak ve oradaki önemli noktaların kontrollerini ellerine almak isteyen “hükmedenlerin uşakları”,  baskı, zulüm ve dayatmacı politikalarıyla geldikleri yerleri sağlama almak istemeleridir.

Devamını oku...

YİTİK

Yitik

Birşey (yada birşeyler) kaybettim, dünmüydü (16.11.11), geçen hafta mıydı, geçen ay mıydı, geçen yıl mıydı, on yıl önce miydi, yada otuzbeş yıl önce miydi bilmediğim... Ama birşey yitirdiğimi biliyorum...

Birşey yitirdim, oyuncağım mı, eşyam mı, sürekli yanımda ayırmadığım gereç mi, birşey ama ismini koyamadığım ya da bilemediğim.

Bir şey yitirdim, canlı mı, cansız mı onuda bilmiyorum... Bir varlık, yakınımda duran, onu hissettiğim, aradığım, özlediğim, görmek istediğim ama bulamadığım, dokunamadığım, ulaşamadığım...

Bir şey yitirdim, duygu mudur, düşünce midir, hayal midir, rüya mıdır ... anlamlandıramadığım... Gerçek midir, sahte midir bilemediğim... İçimi yakan, eksikliğini duyduğum, yürek yaralayıcı...

Devamını oku...

Diğer Makaleler...

<< Başlangıç < Önceki 1 2 3 4 5 Sonraki > Son >>

Sayfa 1 / 5